The History

Tarihçe

Danimarka’da 1959 yılından bu yana, fenilketonüri ve ilişkili hastalıklara karşı tedavi öncelikle, protein alımını kısıtlamaya yönelik sıkı bir diyet stratejisini içerir. Fenilalanin tüm proteinlerde bulunduğu için bu tedavi önemlidir.

PKU’lu bireylerin fenilalanini yıkmaları mümkün olamaz, dolayısıyla vücutta birikerek büyük zarara neden olurlar ve bu nedenle protein alımını sınırlamak hayati önem taşır.

O dönemde genellikle seçilen beslenme stratejisi çok sıkıydı ve gerçekten lezzetli tarifli düşük proteinli gıdaların bulunması zor olduğu için iyi bir yaşam kalitesi sunmuyordu. Gıdaların genellikle tadı yoktu ve süt ürünleri ikamelerinin tadı özellikle cazip değildi.

PreKUlab’ı araştırma faaliyetlerine yönelten faktörlerden biri fenilketonüri hastalarının yaşam kalitelerinin düşük olmasıdır ve bu yoğun çabalar Avonil’in geliştirilmesine ön ayak olmuştur. Avonil, insan sütüne benzer bir yapıyla fenilalanin hariç tüm amino asitlerin uygun karışımından oluşur.

PKU hastalarının diyetleri ağırlıkla vejetaryen olduğu için, çoğunda esansiyel yağ asitleri eksikliği gelişir. Avonil kullanıcıları, omega-3 ve omega-6 yağ asitleri eksikliği ile oluşan sekellere karşı korunmuştur. Yemeklerle birlikte tüketilmelidir.

PKU’nun Tanımlanması

Fenilketonürili çocuklar, insan vücudunda doğal olarak yapılan bir işlem olan hayati fenilalanin amino asidini başka bir amino asit olan tirozine gereken şekilde dönüştürme yetersizliğiyle doğarlar. Bunun dışındaki işlevleri tamamıyla normaldir.


Read more about Identification of PKU

PKU’nun Tanımlanması

Get in touch!

   +45 58 37 31 00          info@preKUlab.com

Give us a call, write an e-mail or fill out the form below.

Get in touch
İsim

Invalid Input
E-mail

Invalid Input
Mesajınız

Invalid Input